güreş

Modern Olimpiyat Oyunları'nın 1896'da Atina'da başlamasının ardından sadece 1900'de güreş mücadelesi yapılmadı. Kadınlarda güreş mücadeleleri ilk kez 2004 Yaz Olimpiyatları'nda programa dahil edildi.

tarihçe

Güreş, Antik Olimpiyat Oyunları'nda ilk kez MÖ 708 yılında 18. Olimpiyat'ta bir müsabaka olarak yer almıştır. Hem geleneksel hem de modern olmak üzere çok sayıda farklı stile ve kurala sahip güreş türleri vardır. İngilizce wrestling terimi, Eski İngilizce wræstlunge sözcüğünden türetilmiştir.

Güreş, bilinen en eski dövüş sporlarından biridir. Fransa'daki mağara resimlerine göre güreşin kökenleri yaklaşık 15.000-17.000 yıl öncesine dayanır. Babil ve Antik Mısır rölyeflerinde günümüzde bilinen çeşitli güreş tutuşlarının kullanıldığı görülmektedir. Güreşe dair yazılı kaynaklar Eski Ahit'te ve eski Hint Veda metinlerinde dahi bulunur. Yaratılış Kitabı'nda, ata Yakup'un Tanrı veya bir melek ile güreştiği anlatılır. Homeros'un İlyada'sında da güreşten söz edilmektedir. Hint destanları Ramayana ve Mahabharata'da da güreş ve dövüş sanatlarına atıflar vardır. Çin'de Sarı İmparator'un asi Chi You ile Shuai Jiao (jiao di) kullanarak savaştığı anlatılır.

Güreş, 1904 Yaz Olimpiyatları'ndan bu yana her Olimpiyat Oyunları'nda yer almıştır. Grekoromen güreş, modern olimpiyatların ilki olan 1896 Yaz Olimpiyatları'nda müsabakalar arasında yer alırken, 1900 Yaz Olimpiyatları'nda yer almamıştır. Sporun uluslararası yönetim organı Dünya Güreş Birliği (eski adıyla FILA), 1912'de Antwerp'te kurulmuştur.

türklerde güreş

Türklerde güreş, Orta Asya bozkırlarından Anadolu'ya uzanan binlerce yıllık geçmişe sahiptir. Göçebe Türk topluluklarında güreş, hem askerî eğitim hem de şenlik ve törenlerin ayrılmaz bir parçasıydı. **Yağlı güreş** (pehlivan güreşi) ve **karakucak güreşi** gibi geleneksel stiller, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nda yaygınlaşmış ve günümüze ulaşmıştır. Her yıl düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri, 14. yüzyıldan beri kesintisiz olarak yapılmakta ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer almaktadır. Türk güreşi yalnızca geleneksel tarzlarla sınırlı kalmamış; Türk sporcular, olimpik güreş branşlarında da (serbest ve grekoromen stil) dünyada söz sahibi olmuşlardır. Türkiye, Olimpiyat Oyunları'nda en fazla madalya kazandığı spor dalı olan güreşte, birçok Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu pehlivan yetiştirmiştir.

kurallar ve ekipmanlar

Güreş, uygulayıcılarının birbirlerine vurmaksızın rakiplerini yenmeye çalıştıkları bir dövüş sporu türü. Güreş tarihteki en eski sporlardan biridir ve zamanla farklı stil ve formları geliştirilmiştir. Güreş genellikle dövüş sanatları arasında değerlendirilir.

sporcular

Aleksandr Aleksandroviç Karelin (Rusça: Александр Александрович Карелин; d. 19 Eylül 1967) Rus politikacı ve emekli Grekoromen güreşçidir. Sovyetler Birliği ve Rusya adına güreşmiştir. Rusya Federasyonu Kahramanı ödülüne sahiptir. Takma adı Rus Ayısı, Rus King Kong, Büyük İskender ve The Experiment'dir. Tüm zamanların en büyük Greko-Romen güreşçilerinden biri olarak kabul edilir. Karelin, 1989, 1990, 1991, 1993, 1994, 1995, 1997, 1998, 1999 Dünya Güreş Şampiyonası'nda altın madalya, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992, 1993, 1994, 1995, 1996, 1998, 1999 ve 2000 Avrupa Güreş Şampiyonası'nda altın madalya kazanmıştır. 1988, 1992 ve 1996 Olimpiyat Oyunları'nda 3 altın madalya kazanmış, girdiği son olimpiyat oyunu olan 2000 Yaz Olimpiyatları'nda gümüş madalya alarak kariyerini sonlandırmıştır. Güreş kariyeri boyunca 887 maç kazanmış sadece 2 kez kaybetmiştir.


Hamza Yerlikaya (3 Haziran 1976; Kadıköy, İstanbul), Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu Türk güreşçidir. Grekoromen stil 82 ve 96 kilolarda yarışmış olup kariyerine son vermeden önce İstanbul Büyükşehir Belediyespor bünyesinde mücadele etmiştir. 3 kez dünya (1993, 1995, 2005) ve 8 kez Avrupa (1996, 1997, 1998, 1999, 2001, 2002, 2005, 2006) şampiyonu olmuştur. 1996 Yaz Olimpiyatları ve 2000 Yaz Olimpiyatları'nda altın madalya kazanmıştır. 2012-2015 yılları arasında Türkiye Güreş Federasyonu'nun başkanlığını yapmıştır. FILA tarafından 1997 yılında "Asrın Güreşçisi" ünvanı verilmiştir.


Ahmet Taşçı (d. 15 Ekim 1958, Karamürsel, Kocaeli), Türkiye yağlı güreş başpehlivanı. Ahmet Taşçı, 1986 yılında Kırkpınar'da büyük orta birinciliğini, 1987 yılında başaltı birinciliğini, 1988'de başpehlivanlık beşinciliğini, 1989'da da başpehlivanlık üçüncülüğü elde etti. Ahmet Taşçı, gücü ve kuvvetiyle yeşil sahaların bir devi olma yoluna girmişti artık. Rakipleri, etkili fiziği ve acı kuvveti karşısında pek tutunamıyorlardı. Taşçı, 1990 yılında, Kırkpınar Türkiye Başpehlivanlık Yağlı Güreşleri'nde; ilk turda Recep Kılıç'ı, 2. turda Saffet Kayalı'yı, 3. turda Bülent Gürbüz'ü, 4. turda Reşit Karabacak'ı, finalde ise ustası Kadir Birlik'i yenerek Türkiye başpehlivanı oldu ve altın kemeri boynuna astı. Ahmet Taşçı, artık o altın kemeri, tıpkı Aydın Demir gibi boynundan hiç indirmeyecekti. Ünlü güreşçi, 1991 yılındaki Kırkpınar güreşlerinde; Bekir Şahin'i ilk turda, Reşit Karabacak'ı ikinci turda (üçüncü turu boş çekerek atladı), Cengiz Elbeye'yi dördüncü turda, Bülent Gürbüz'ü de finalde mağlup ederek ikinci başpehlivalık kürsüsüne çıktı. Yeşil sahalarda bir yıldız olan Taşçı, Türkiye'nin yağlı güreş yapılan bütün bölgelerine davet edilmeye başlandı. Bu güreşlerde de birincilikler ve ödüller birbirini kovaladı. 1992 yılı Kırkpınar güreşleri çok önemliydi Ahmet Taşçı için. Bu güreşler için aylarca süren antrenmanlara girdi. Yine iyi bir formla Kırkpınar'da rakiplerinin karşısına dikildi. Tur sayısına göre Reşit Karabacak'ı, Bülent Gürbüz'ü, Cengiz Elbeye'yi, Saffet Kayalı'yı ve finalde de Abdullah Ersoy'u devirerek, altın kemerin temelli sahibi olduğunu tescil ve ilan etti. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde, Karamürsel'e üçüncü; kendisine ikinci altın kemeri kazandırmak için kararlı ve gayretli olan Ahmet Taşçı, 1993 yılında üst üste dördüncü kez Kırkpınar Başpehlivanlığı unvanını kazanarak yeni bir rekorunda sahibi oldu. Taşçı 1993 yılında, İbrahim Gümüş, Mehmet Gökçen, Necmi Koç ve Sezgin Yüksel'i yenerek ikinci altın kemerle buluştu. Genç güreşçi, aynı yıl, 3 yıl üst üste kazandığı Tarihi Elmalı Yağlı Pehlivan Güreşleri altın kemerini de kazandı. 1992 yılında evlenen sahaların devi ve aynı zamanda sempatik tavırları güreşseverlerin sevgisini kazanan Ahmet Taşçı, sade ve düzenli hayat sürmektedir. Cengiz Elbeye ile saha içinde çok çetin güreşler yaparak defalarca rakip olan Ahmet Taşçı'nın Cengiz Elbeye ile dostluğu herkes tarafından bilinmekte olup güreş tarihindeki kardeşlik ve centilmenlik kültürünü göstermişlerdir.